Biz böyle çok mutluyuz, peki ya siz?

Yazar Deniz Berker (Yazar) 20/09/2017 0 Yorum

Uyumadan önce her zamanki sosyal medyaya göz attım. Sonra da dönüp kendi “sakil” hayatıma baktım. Hayli acınası halde buldum kendimi. Üzerimden dökülen bir kıyafet ve yanımda üçüncü uykusunda olan kocam. Bir ara kalkıp az makyaj yapıyım, üzerine de yakışır bir filtre kondurup “pazar gecesi koca ile sinema keyfi” filan yazıyım bari dedim. Olmadı sakillikten kurtulamadım. O sırada sevgili kocam “sen uyumadın mı hala” diyince iyice umudu kestim.

 

Mesaj atarken “aaa ben yazamayacağım valla arıyorum” diyen benim sosyal medya ile imtihanım bu minimalde devam ederken birkaç başarısız girişimim daha oldu. Oralara hiç girmiyorum. Neyse bu süreçte benim bu sosyal medyadan anladığım birkaç noktayı paylaşmak istiyorum. Bir kere ülkede kriz filan yok canım bize öyle geliyor herhalde! Zira millet delicesine eğleniyor, geziyor. Öyle bir eğleniyolar ki siz de gitmiş kadar oluyorsunuz. Bu da bir mesai ve emek gerektirir tabi. Misal ben geçen gün çok sevdiğim bir arkadaşımın düğününe katıldım. Olayın duygusuna ve atmosphere kendimi öyle bir kaptırmışım ki, anı yaşamaktan gelin ve damatla fotoğraf çekilmeyi unutmuşum. Ben kendimi affetsem instagram affetmez!

 

Bir de bakımlı ve kusursuz anneler sarmış dört bir yanımızı durumu var. Kusursuz anneliğin tariflerini sürekli olarak bizimle paylaşıyorlar. Kusura bakmayın ama siz hala gelen dip boyanızı zamanında yaptıramıyorsanız bu sizin probleminiz! İş o noktaya geldi… Yani evinde hiç mi bocalamıyorsun. Her yere aynı

“kusursuzlukla” nasıl yetişiyorsun? Tüm bunları yaparken de sosyal medyada an ve an paylaşım yapabiliyorsun üstelik! Eh insan bunları görünce kendini bir sorguluyor tabi. “Acaba sıkıntı bende mi?” diye. Neyse gerçek hayatta görüyoruz, duyuyoruz da Allahtan insanın biraz içi rahatlıyor!

Toplu olarak sosyal medyayı “mutluluk ve kusursuzluk” olgularını kanıtlayabileceğimiz bir mecra olarak kullanır durumdayız. Fotoğraf koyma derdinden yediğimiz yemeğin, gittiğimiz yerin, dost sohbetlerinin, aile ile geçirilen vakitlerin ve daha nicelerinin hakkını veremez bir duruma geldik. Şu selfie çubuklarını, gerçekten eğlenmek, gezmek yerine “miş”gibi yapma hallerini biraz kontrol altına alsak, telefonlar değilde biz gezsek, görsek, sindirsek, anın keyifini sonuna kadar yaşasak daha iyi olmaz mı? Son olarak geçen hafta sosyal medya da yakarışına tanık olduğumuz çocuğun lafları ile bitirmek istiyorum. “Telefonlar da birazcık dinlensin…..Hayat böyle bir şey olsun Anne!”

Yorum Metni